Eylül 23, 2014

BALKONDA BİR ÖĞLE RANDEVUSU

Dünden beri öğle saatlerinde tırtıllarla randevum var! Çok da dakikler, 12.00 - 14.00 arası, domateslerin üst yapraklarının altında buluşuyoruz. Tek sorun, onları elimdeki kağıt peçete ile alırken, binbir tane ayakla, zavallı yapraklara sımsıkı tutunup, gelmemek için gösterdikleri inat.

Eeee, biz siz afiyetle gövdeye indiresiniz, onları delik deşik edesiniz, bir de üzerine atıklarınızı bırakıp mahvedesiniz diye yetiştirmedik bu garipleri herhalde...

Pembe Domates meraklısı bir tırtıl... 23 Eylül, 2014, öğle saatleri...

23 Eylül itibarıyle bizim balkondaki durum ise şöyle:
Bu yıl çimlendirmeye hayli geç başladığımız için ilk fidecikler ancak 22 Nisan'da başlarını çıkarabilmişti... İki çeşit pembe, üç - dört çeşit cherry, bir iki de doğal biber fidesi saksılarına Haziran'da taşındılar.  Bu sezon biraz fantezi yapıp, pembelerde balkona alışkın olan tohumlar yerine biri 2007, biri de 2012 yazından kalan çekirdeklerden diktim. Bir de Ayşen Ertür'e iki sezon evvel tohumundan verdiğim "Cherokee"lerden geçen yaz onun bahçesinde büyümüş olanların tohumundan... Cherry'lerde de yıllardır balkonda meyva veren kırmızı "Parisien" ile yine Fransa kökenli olup, paketinde yıllardır bekleyen ve son tarihi geçen yıl dolmuş olan "Kırmızı Erik"; "Prune Noir" bir cherry... 3 çeşit de doğal biber: Kırmızı tombul Macar, bir sivri bir de çuşka...
Kırmızı Macar biberleri,
altta Ayşen'in Cherokee'si
Havaların çok güzel gitmesi ile hepsi de çok çabuk yapraklanıp boy attılar, boğazlandılar, çiçeklendiler... Sonra?
Kırmızı ve Prune Noir - Cherry
Sonra aşırı sıcaklar başgösterdiğinden "pembe"ler çiçek dökmeye başladı, hemen balkonlardaki emektar tül perdeler devreye girdi, gölgeye alındılar. O sırada biberler birer birer meyva vermeye başlamış, cherry'ler de ufak tefek meyvalamışlardı...
Pembelerden ve Cherokee'den hiç ses yoktu.
Tam tersi hepsi de gün geçtikçe daha kötü oluyordu; sararıp solan yapraklar, beyaz böcekler, vesaire...
Biraz işlerin çokluğundan, biraz da "dur bakalım ne olacak" merakından sulama ve toprak takviyesi dışında da hiç bir iyilik yapmadım onlara uzun süre. Sonra da tam tersini.... Sulu sütle sulama, arap sabunlu spray ile beyazları rahatsız etme, kötüleyen yaprakları hemen her gün sabırla koparıp ayıklama, arada minik çapa ile çapalama, toprağı havalandırma...
Vee, ondan sonra -biraz da aşırı sıcakların gerilemesiyle- sessiz kalıp çiçek döken pembeler hemen cevap verdi! Artık minik yavru pembelerimiz var....
Var da yapraklar hala hergün ayıklanacak hale gelip, Sedat Hoca'nın deyimiyle "vejetasyon" yani yapraklanma konusunda hiç umut yok. İşte tam bu noktada tırtıllar aklıma geldi ve ava çıktım. Geçmiş yıllarda sabahları erken saatte de bulduğum olmuştu onları. Bu yıl öğleyin ortaya çıkıyorlar işte... Bakıma devam!

Ağustos 22, 2014

BU YAZ DA PERDE ARKASINDAYIZ...

Geçen yaz küresel ısınma sonucu aşırı sıcaklar yüzünden önce boynunu büküp sonra da dökülen çiçekleri korumak için çareyi perdeyi dışarı çıkarıp onlara gölge yaratmada bulmuştuk. Sonuç gayet olumlu idi. Bu yaz da aynı durumla karşı karşıyayız. Emektar ve ekonomik İkea tülleri yine görev başında.
Zaten bu yaz yola geç çıktık (22 Nisan'da), üstüne de bir sıcak, bir soğuk, bir fırtına derken şaşkına döndü zavallıcıklar. Şu anda nazlı pembeler çiçek döküp durmakta, nazsız cherry'ler meyvaladılar, biraz da doğal biber var, genlerine bu balkonun iklimi kayıtlı (!), onlar da iyi gidiyor. Bakalım...



Nisan 30, 2014

DOMATESİN DE ATASI: SOLANACEA FAMİLYASI

Bitkiler aleminde kendisinden türeyip farklılaşan diğer bitkiler arasında domates (Solanum lycopersicum), patates (Solanum tuberosum) ve patlıcan (Solanum melongena) da bulunan, (yasemin, petunya gibi) çiçek versiyonları tıpta ve çiçekçilikte önemli yeri olan bir familya var: "Solanacea"!


Biyolojik çeşitliliği koruma amaçlı bilimsel çalışmalara bu familya son yıllarda daha sık konu olmaya başlamış. Çünkü ekonomik önemi büyük!
Mesela Brezilya'nın bitki örtüsünü koruma amaçlı projelerde Solanacea pilot proje olarak kabul edilmiş. Bu familya ve türevlerinin taksonomisi üzerine çalışılan şu projenin sitesinde ki dünyaya ilk önce Antarktika'dan yayıldığını söylüyor, ayrıntılı bilgi var: solanaceaesource.org .

Nisan 22, 2014

DOMATES GÖZÜYLE; 22 NİSAN "DÜNYA GÜNÜ" OLSUN!


Bugün 22 Nisan Dünya Günü! 
Bizimkiler bu yıl daha yeni ekilip Dünya Gününe gözlerini ancak alttaki kadar açtılar...
Dünya Günü 2014 ise bu yılın temasını "Green Cities" olarak seçmiş. Kutlu Olsun!
Dünya Günü 2014: "Yeşil Şehirler"!



Ekim 21, 2013

Manyas'ta Bir Ev Bahçesinden...


Emekli olduktan sonra Çarşı Mahallesi'ndeki evinin bahçesinde küçük çaplı sebze üreten 63 yaşındaki Ahmet Yılmaz, ürünlerinin daha sağlıklı yetişmesi için doğal gübre kullandığını söyledi. Elinden geldiğince organik üretim yapmaya çalıştığını ifade eden Yılmaz, 800 metrekarelik bahçesinde yetiştirdiği sebzeleri satarak, ek gelir sağladığını anlattı.
Yetiştirdiği pembe domateslerden birinin beklediğinin üzerinde çok büyüdüğünü belirten Yılmaz, "1,5 kilogram ağırlığına ulaştı. Bir vatandaş 1,5 kilo domates istese evine poşetin içinde bir tane götürecek" dedi.
İri domatesin görenleri şaşırttığını dile getiren Yılmaz, "Herkes, nasıl bu şekilde büyüdüğüne yönelik sorular yöneltiyor. Özel bir tekniği yok. Sadece doğal gübre kullanıyorum" diye konuştu.

* * * *

Ağustos 06, 2013

2013 YAZININ TEMMUZ SONU AĞUSTOS BAŞI

"Çıktık işte ortaya...
Kızarıyoruz!"

diyorlar!
Bu arada çekirdek kurutma da ihmal edilmiyor elbette... 
Bu yılki çekirdeklerin "hard-disk"inde öyle kayıtlar saklı ki...



Haziran 28, 2013

2013'ÜN İLK PEMBESİ...

Gaza maza rağmen o doğal döngüsünü tamamlayıp kızarmayı başardı...

Bunlar da iyi gidiyor...

Balkon "Fransız", saksı da ona göre olunca Fransız cherry, has pembe ile boyuttan yana rekabet ediyor işte böyle!

Haziran 25, 2013

Haziran 08, 2013

BİBERLİ PEMBENİN TEPKİSİ...

Bu yıl çoğumuzun pembe serüveni çok başarılı başladı. Gruba ya da FaceBook'daki PDA Şubesi'ne yollanan mesajlarda da buna dair hayli içerik paylaşılıyordu. Genellikle böyle başlanıp, sonra haşarat, aşırı sıcaklar, egzos ve benzeri nedenlerle çiçeklerin meyvaya dönüşemeyip döküldüğü, ya da çiçeklenmenin durduğu, sonuçta ürün alınamadığı, bundan dolayı da mutsuz olunduğunu bildiğimizden hep sakınımlı mesajlar verdik. Ben de en çok bu yaz başında sık sık yapılan "her zamankinden daha sıcak geçecek" uyarılarını hatırlatıyordum.

"Aman başlarına bir şey gelmesin" derken ilk meyvalarını vermeye başlamış olan bizimkilerin başına öyle bir şey geldi ki! 40 yıl düşünsek asla aklımıza gelmeyecek türden: "Biber Gazı"! 

Birden çok kere ve birden çok gün biber gazına maruz kalan pembeler de başlarına gelene ne tepki vereceklerini bilemediler önce... Sonra bir donuklaştılar, yaprakları matlaştı ve bir kaç ton soldular. Derken yaprakların üzerinde beyaz puanlar belirdi. Dün bir de baktık ki o puanlar kahverengine dönüşmüş...

Gazın cinsi değiştikçe süt, su, sirke tavsiyeleri de değiştiğinden bu canlıları yıkamaya da kalkışmamıştık... Şimdi bundan sonra nasıl bir seyir izleyecekler belli değil. Ama belli olan bir şey var, bu arkadaşlar her yıl içinde bulunduğu ortam koşullarını DNA'larına kaydediyorlar. Bunların tohumunu  alıp bir sonraki yıl aynı yere diktiğinizde daha kolay başediyorlar dış koşullarla. Belli olan şey, bu yıl bunların tohumlarını almayı hiç istemediğimiz!  Alırsak o tohumları "Bunlar biber gazına dirençli pembeler" diye etiketlemek gerekecek çünkü.

Diren Gezi Parkı, Direnin Pembeler!

Mayıs 24, 2013

BALKONDA LODOS ETKİSİ

(Dünkü) Lodostan Önce:


Lodostan Sonra:




















Demek ki havalara fazla güvenmeyip, bunları çubuk ile desteklemeli hatta ilk yıllarda olduğu gibi koruyucu kılıf bile kullanmalıymışız...











Bir gün önce de aklıma gelmişti aslında ama vakit yoktu, "sonra bakarız" demiştim...

Mayıs 15, 2013

VAPURA BİNEN PEMBELER!


Bu Pazar Avrupa'dan Asya yakasına, bebekli bir genç anneye doğru yola çıkan pembeler...

Nisan 05, 2013

4 NİSAN 2013: ANCAK ŞAŞIRTILDILAR!

Ancak dün şaşırtılabildiler evdeki fideler...
Bizim balkonda en kolay yetişen domates pembeden çok doğal "cherry"ler. O yüzden bu yıl onlardan daha çok, pembelerden daha az çimlendirdik...

Bu yaz mevsiminin çok sıcak geçeceği söyleniyor...
Herhalde bu yaz da geçen yıl olduğu gibi perdeleri feda edip balkon sakinlerinin rahatını ön planda düşünmek gerekecek...

"Günde en az 6 saat güneş"şart, Evet. Ama çok yakıcı ve kavurucu ise gölgeleme için mutlaka bir önlem düşünmek de şart. Aksi halde "çiçeklerim dökülüyor", "meyvalarım gözükmedi" yollu mesajlar yağmur gibi yağabilir...

Mart 08, 2013

BU YILKİ SERÜVENİN İLK ADIMI: 7 Mart 2013

Bu yıl yaz mevsiminin geçmiş yıllara göre olağanüstü sıcak ve kavurucu geçeceği söyleniyor... "Haydi hayırlısı bakalım" diyerek bu yılın serüvenini -paylaşılacak olanları hepsi bittikten sonra ve ancak şimdi- 7 Mart 2013'de başlatıyoruz... Bir hafta sonra ikinci bir ekim yapılacak. Bu ilk grubun başına bir hal gelirse ne olur ne olmaz diye tohumların hepsini birden kullanmıyoruz...




Bu yıl değişik bir torf kullandık. Hindistan cevizi lifinden sıkıştırılmış "organik" torf! Küçücük bir paket bu, suyla ıslatıldığında 5 litrelik bir torfa dönüşüyor. Resimdeki torbanın içinde suyu içip şişmiş hali var...
Taşıma kolaylığı yüzünden aldım bunu, nasıl sonuç vereceğini deneyip göreceğiz. Ama bundan sonraki çimlendirmede gene temiz "toprak" kullanacağız. Biraz geçen yıl balkonda çoğalıp, buradaki iklimi genlerine kaydettiği için daha iyi sonuç vereceğini umduğumuz Metin Varol tohumlarından, biraz da Nail Sarı'lardan ektik...  Biraz da en kolay bakılıp büyütülebilen organik cherry ve üç dört balkon biberi ektik. Hepsi de balkon çocuğu. Ya da Yeşim Güriş tabiriyle "torunun torunu"!  Bakalım artık!

Mart 06, 2013

BUGÜNKÜ CNNTURK SÖYLEŞİSİNİN ARDINDAN...

Biz Mehmet ile PDA konusunda konuşacağız diye, yazılı ve görsel basında ön plana çıkmayı sevmiyoruz esasen... Zaten başta "Basın Sözcü"müz Yeşim Güriş ve diğer genç üyelerimiz zaman zaman bu işi başarıyla hallediyorlar... Ama bazen kaçınamadığımız durumlar oluyor ki bugün de onlardan biri; CNNTurk'den Sevgili Başak Şengül'ün söyleşisi vardı... Daha çok ekip üyesi ile birlikte gözükmek için uğraştıksa da sonunda üç kişi katıldık...
Şuradayayının kaydı var.

Bu ekran fotoğraflarını dostumuz Sönmez Yanardağ çekmiş!
Başak Şengül, CNN ailesi içinde "BUGÜN" başlıklı haber programında uzun süredir beğenerek izlediğimiz bir profesyonel idi ama "bugün" onun işini ne kadar iyi ve etkin biçimde yaptığına bizzat tanık olduk... "Leb demeden leblebiyi anlama" özelliği oldu en başta benim dikkatimi çeken... 15 dakika süren canlı yayın boyunca en ufak bir aksama olmaması, konuların birbirine bağlanması konusundaki ustalığını da hayranlıkla izledim. Zaten hanidir bu konuya değinmek de istiyormuş...
(Bizlere gelince, galiba bu süre içine en önemli mesajları sığdırmayı başardık. Ama gene de sonradan "keşke şunu şunu da söyleseydik" ya da "keşke şunu öyle değil de şöyle söyleseydik"ler olmadı değil elbette... Onları kısaca aşağıya not edeyim sıcağı sıcağına en iyisi!) *

Daha ilginci CNN kadrosundan bizimle muhatap olan neredeyse herkesin pembe domates konusundaki bilinçli ilgisi idi...
 "Konuk Koordinasyon" ekibindeki Deniz Bulut, Reji/Haber Editörü Alpaslan Akkuş (Bu da onun blogu), CNN aracıyla ulaşımımıza yardımcı olan Hasan Karakaş ve en güzel sürpriz; yıllardır bir araya gelmediğimiz ve yayından sonra buluştuğumuz eski dost, deneyimli gazeteci, şimdi CNNTurk Haber Editörü ve Yazar; Emine Munyar!

Pembelerin bu kadar sevgiyle algılanması bizi o kadar mutlu etti ki...

NOTLAR: "Keşke daha net söyleseydik"ler: 

  • Bu yılın tohum paylaşımının fiiilen bittiği,
  • FaceBook'daki Pembe Domates Ağı sayfasına katılmanın "PDA üyeliği" anlamına gelmediği,
  • PDA Üyesi olmak için Google Gruplardaki iletişim ağına üye olunması gerektiği,
  • Oraya üyelik başvurusunun da şu anda kısa bir süreliğine durdurulduğu, tohum edinmekte geciken üyelerimizin ihtiyacı da karşılandıktan sonra tekrar açılacağı,
  • PDA içindeki paylaşımların tamamen "karşılıksız" olduğu,
  • Tohum takası konusunda net olmayan örgütlü girişimlerden niye uzak durduğumuz...
Neyse sonu geleceğe benzemiyor, en iyisi burada keselim...

Birkaç arkadaş da yayında bahsettiğimiz Vergilius'un Çiftçilik Sanatı kitabı hk. bilgi istemiş, şu link tıklanırsa kitap orada! Rasim Konyar ile bağlantı kurduğum nokta da bu blogdaki şu gönderide daha ayrıntılı olarak yer almakta... 

-Bunda büyük payı olan bütün üyelerimize ve koordinatörlerimize; bilhassa son yıllarda tohum paylaşımı konusunda özveriyle ve sonsuz dikkatle emeğini -ve bütçesini de- devreye sokmuş Ayşen Ertür'e, yıllardır İzmir'i tek başına hallettiği yetmezmiş gibi bu yıl elindeki bütün çekirdekleri tüm Türkiye ile paylaşmamıza yardımcı olan Nail Sarı'ya, her an yanıbaşımızda duran, tohum veren, moral veren, iletişim desteğine yardımcı olan Ayşe Sazak'a, ilk ve en önemli yük paylaşıcısı Nalan Cantav'a, nesli tükenmek üzere olan duyarlı ve özverili insanlardan Yeşim Güriş'e, tabii ki bu ağın doğmasının
ilk nedeni "Baliç"lere,  Konyar'lara, bir diğer "ilk neden" Münevver EminoğluZeynep Uygun ve Yalçın'laraŞefika Kamçez'e, Yaşmut'lara,  bütün bu yapılanları Web'e taşıyan Sevil Albayrak'a ve şu anda buraya sığdıramadığımız herkese teşekkürler. Onlar olmasaydı bütün bu gelişmeler olamazdı!-
Bu arada bu söyleşinin yayınlandığı gün 3.837 kişi PembeDomates.Org sitemize bir uğramış:

Summary

 MonTuesWedThurFriSatSunTotalAvg
Pageloads1471493,8376924633583105,956851
Unique Visits52691,0421931541691081,787255
First Time Visits4458968158103140911,562223
Returning Visits811743551291722532



Mart 04, 2013

CİDDİ EV ÖDEVİ...

2013 Paylaşımı için ön hazırlıklar tamam... Birazdan Ayşen'e geçirilecekler...
Bu yılın yaygın paylaşımı: (İzmir PDA) Nail Sarı eliyle çoğaltılanlar...

Ayşen Ertürk ile son kontrol... Eksik adreslerin tamamlanması, posta kodları ekleme vs.vs.


Şubat 26, 2013

ADI GİBİ ÖZGÜR, ÖZGÜR KOCAELİ GAZETESİ!

Bugün Sevgili Basın Sözcümüz Yeşim Güriş, önce aşağıdaki videoyu bulup yolladı:
Pembe domates devrimi - Özgür Kocaeli Gazetesi

Sağolsunlar, Milliyet'in haberini sevmiş, benimsemiş, bir de çeşitli görüntülerle bezeyip videosunu yapmışlar! Derken Yeşim'den bir mesaj daha, bu kez aynı gazetedeki bir makaleyi yollamış:
M. Tanzer Ünal imzalı makaleyi... Başlık da "Bir gün Pembe Domates Toplantısına Katılmak İster misiniz?"
Hemen hepsi doğru naklettiklerinin de sevgili Baliç'lerin "sandıkta üç tohum bulması" doğrusu ilginç.
Bize verdikleri "Üç domates" doğru da üç tohum? Sandık?
Böylece Milliyet haberi hem "evrim!" geçirerek hem yeni içerikler de "kazanarak!" ilginç bir yolculuğa çıkmış bulunuyor...

Şubat 22, 2013

"PEMBE DEVRİM"!

Milliyet bugün aynen böyle başlık atmış PDA'dan yola çıkarak yaptığı pembe domates haberine...


Söylemek istediğimiz, çok önemsediğimiz hemen her konuya da yer vermiş.
Ayşen Ertür ve Mehmet'in altını kalın kalın çizdiği hususlar gibi...

Sağolsunlar..

Bu konuya böylesine dikkat çekilmesinde Sazak'ların payı inkar edilmez.
Sevgili üyemiz Ayşe Sazak'ın anlattığına göre Derya Bey, daha görür görmez bir pembe domatesin "has", "doğal", "evladiyelik bir tohumdan gelme" olup olmadığını ayırdediyormuş.

Ceren Büyüktetik imzalı haberin tamamı şurada...