Haziran 11, 2006

TÜRKİYE'DE YETİŞMEZ OLUR MU! (MİLLİYET HABERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA)

Yaprak Aras, bugünkü Milliyet'te "Pembe domatesler şehre yayılıyor" başlığıyla yayınlanan röportajında ağımızı duyurup, tüm ülkeye çağrıda bulundu. Kendisine ve onun da bu girişimden haberdar olmasını sağlayan Pembe Hanım'a teşekkür ediyoruz. Yalnız, şu paragrafı yanlış anlayanlar oldu:

Bu günce ne kadar devam edecek, hedefleriniz neler?

***Pembe domatesler az bulunuyor ve türü yok olmaya yüz tutmuş grubun içinde yer alıyor. Anavatanı Amerika olarak görülüyor. Rusya, Bulgaristan ve kimi Akdeniz ülkelerinde de yetiştiğinden söz ediliyor ama henüz Türkiye'de yetiştiğine dair bir kaynağa rastlamadım. Biraz kanıma dokunmadı değil bu durum. Ama "pembe domatesler" benden sorulsun istemiyorum; bu büyük bir sorumluluk ve zaman gerektiren bir şey. Ama korkarım Türkiye'de de olduğu bilinsin diye bu kütüğün İngilizce versiyonunu da yapacağım. Ondan sonrasını henüz planlamadım. "PDA" yani "pembe domates ağı"nı belki uluslararası bir projeye dönüştürürüz, bilemiyorum... Zaman gösterecek. ***

Yukarıda "bold" yazdığım kısmı, "Türkiye'de yetişmiyor" demişim gibi algılayanlar olmuş. Kimileri telefon edip, "Akçay pazarında var, Balıkesir'de var, Antalya'da var" gibisinden adres bile verdiler. Tijen İnaltong da buraya yorum yazıp açıklama yapmış. Sağolsunlar. Ama benim o cümleden kasdım, "Internet'teki İngilizce kaynaklarda Türkiye'de yetiştiğine dair kayda" rastlamadığım idi. İlk röportaj sonradan kısaltılmış doğal olarak. Oysa -Yaprak Aras ile son hali e-posta yoluyla tamamlanan iletişimimizdeki- cümle şöyleydi:

***Internet’teki pembe domates kaynaklarını araştırırken Türkçeye “evladiyelik” diye çevirebileceğimiz “heirloom” sözcüğüyle karşılaştım. Bunu türü yokolmaya yüz tutmuş, az bulunan domatesler için kullanıyorlar. Pembe domatesler de bu grupta. Ana vatanı Amerika olarak görülüyor webdeki kaynaklarda pembe domatesin. Rusya’da, Bulgaristan’da ve kimi Akdeniz ülkelerinde yetiştiğinden sözediliyor. Şu ana kadar Türkiye’de de yetiştiğinden sözeden bir kaynağa rastlamadım daha. Eh, biraz kanıma dokunmadı değil bu durum. ***

Zaten bu yüzden bu sitenin İngilizcesini de yapmayı düşündüğümü söylemiştim...
Her neyse, merak edenler için, ağdakilerin çoğunun görüşlerini de içeren -daha uzun- metni şuraya yükledim:
http://groups.yahoo.com/group/pembedomates/files/
Sevgiler...

4 yorum:

Asortik Krep dedi ki...

Yazınızı okuyunca Fethiye de yayla domatesi diye pazarda satılan domatesin pembe domatesler olduğunu farkettim :)) Dış görünüşü kötü ama tadı çok güzel olan domatesleri ilk gördüğümde bende çok şaşırmıştım..

zeytinağacı dedi ki...

Merhaba ,
Pembe domatesleri duyunca heyecanlandım gerçekten.Ben de Ankara 'da geçen yaz pembe domates yetiştirmiştim. Aslında bilerek değil köylü pazarından aldığım domates fideleri pembe domates verdi. Uzun oval cinsi ile tombul büzük pembeler soframızı uzunca bir süre şenlendirdi, tadına doyum olmuyor gerçekten . Bu sezonda fidelerimi diktim bekliyorum .İlk çiçekler açtı. www.zeytinagaci.blogspot.com

munevver dedi ki...

Avniye Hn.ropörtajı okuyunca yazmadan edemedim.Kardeşimin Eskişehir yakınındaki bir köydeki evinde yetiştirdiği domatesler,galiba pembe domates.O domates çekirdeklini kurutup,bu yıl ektim.17 tane fidem oldu.10 tanesini arkadaşlarıma verdim.Bahçelerine ektiler.Ben balkonda saksıya ektim.Yalnız onları ayırmalı mıyım? 24cm.çap22cm.yükseklikte 3 tane,20 ye 13cm.de 2 tane fide var.diğerleri tek olarak duruyor.Ayırırsam bozulur mu? Tek fide için nasıl biır saksı gerek?Aydınlatırsanız sevinirim.....

A.T. dedi ki...

Bu güzel yorumlar için çok teşekkürler.

Münevver Hanım, daha fazla vakit geçmeden ayırın bence. En az 30 cm çapında -ne kadar büyük ve derin o kadar iyi- 35-40 cm. derinliğindeki saksılara teker teker dikin. Ben öyle yapmadığım fidelere karşı çok mahcubum! Zorlanıyorlar çünkü...